Müslüman mıyız
Diyanet’in şu yayınına göre bir müslüman, Allah’ın varlığına ve birliğine, meleklerine, indirdiği kitaplara, gönderdiği peygamberlere, âhiret gününe ve kadere inanan kişidir. Peki bunlar aslında ne demek ve gerçekten müslüman mıyız? Gelin bu gönderide bu sorulara cevap arayalım.
Sahi, müslüman olmak ne demektir?
Gelin yukarıda verdiğimiz tanımı bir liste haline getirelim, böylece ayrıntıya girmemiz kolaylaşır. Bir müslüman;
- Allah’ın varlığına ve birliğine
- Meleklerine,
- İndirdiği kitaplara,
- Gönderdiği peygamberlere,
- Âhiret gününe ve
- Kadere
inanan kişidir.
Her müslüman bu tanımı bilir ve bunlara kesin olarak inandığını söyler. Ancak imanın yani inancın yeri aslında dil değil, kalptir. Kendimize bile bunları inandığımızı söyleyip aslında inanmıyor olabiliriz. Gerçekten inanıp inanmadığımı merak ettiğim bazı zamanlar kendime şu soruları sorarım:
- Bu inanç, bana mantıklı geliyor mu?
- Bu inanca kendimi yakın mı hissediyorum yoksa uzak mı?
- Bu inançla ilgili herhangi bir şüphem var mı?
Eğer herhangi bir durumda bu sorulara verdiğim yanıt olumsuz ise, bu inancın doğru ve/veya mantıklı olduğu ile ilgili bir kanıt ararım. Çok geçmeden de bulurum. Yukarıda sayılan esaslardan birinin bir tek vasfına dahi inanmayan birisi, müslüman değildir. Çünkü iman şüphe götürmez. Peki bu ne demektir? Yukarıda listelediğimiz iman esasları üzerinden bunu örneklendirmeye çalışayım:
Allah’ın varlığına inanıyor muyuz
Allah’ın varlığına gerçekten inanıyor muyuz? Bizi yoktan var eden, her şeye gücü yeten, bizi öldürüp tekrar var edecek ve sonrasında sorguya çekecek olan Allah’ın var olduğuna ve bizi her an gördüğüne inanıyor ama bunu bilerek günah mı işliyoruz? Bu günahı işlerken bizi o sırada görmekte olan Allah’tan ne kadar korkuyoruz? Allah’ın o anki durumumuzu gördüğünü bildiğimiz halde “Niye bunlar hep benim başıma geliyor?” diye isyan ediyor muyuz?
Allah’ın birliğine inanıyor muyuz
Allah’ın birliğine gerçekten inanıyor muyuz? Allah ilâhımızdır, ona ibadet eder, ona tapar, sadece ondan medet umarız. Ama acaba biz bir yandan da eşimize mi tapıyoruz? Acaba bir yandan işimize mi tapıyoruz ve başka bir şey düşünmüyoruz? Acaba bir yandan çocuğumuza mı tapıyoruz ve onun için haram da olsa her şeyi yapıyoruz? Acaba bir yandan paraya mı tapıyoruz ve ondan medet umuyoruz?
Meleklere inanıyor muyuz
Meleklere gerçekten inanıyor muyuz? Kur’an’ı Kerim’i ve diğer ilâhi kitapları Cebrâil’in (a.s.) indirdiğine mi inanıyoruz yoksa peygamberlerin yazdığına mı? Sağımızda ve solumuzda bulunan Kirâmen Kâtibîn meleklerinin her sevabımızı ve günahımızı yazdıklarına inanıyor muyuz? Azrâil’in (a.s.) canları aldığına ve bizim de canımızı bir gün alacağına inanıyor muyuz? İsrâfil (a.s.), Sûr’a ilk üflediğinde Allah’ın diledikleri hariç herkesin öleceği ve ikinci üfleyişinde tüm ölülerin dirileceğine inanıyor muyuz? Mikâil’in (a.s.) Allah’ın izniyle doğa olaylarını yerine getirdiğine inanıyor muyuz?
Allah’ın indirdiği kitaplara inanıyor muyuz
Allah’ın indirdiği kitaplara gerçekten inanıyor muyuz? Hz. İsa’ya indirilen İncil’e, Hz. Musa’ya indirilen Tevrat’a, Hz. Davud’a indirilen Zebur’a ve Hz. Muhammed’e (s.a.s.) indirilen Kur’an’a inanıyor muyuz?
Kur’an’ın içinde yazan her bir cümleye inanıyor muyuz? Bakara Suresi 275., 276., 278. ve 279. ayetlere inanıyor muyuz? Bu ayetlerde faizin ticaret ile aynı şey olmadığı, ticaretin helal, faizin ise haram olduğu, faizcilik üzere ölen birinin ebedi cehennemde kalacağı belirtilmektedir. Allah’ın sadakayı artıracağı, faizi ise tüketeceği söylenir. Faizi bırakmayan birisine Allah’ın ve peygamberinin savaş açtığı söylenmektedir. Bu ifadeler oldukça ağırdır ve aklı başında olan hiçbir müslüman bunları bile bile faize bulaşmayacaktır.
Düşünsenize; bir saniye sonra bile ölebilirsiniz ancak 20 yıl ödeyeceğiniz bir ev kredisi çekiyorsunuz. Bu kredinin faizini öderken öldüğünüz durumda, ebedi cehennemde kalacağınızı Allah size bildiriyor. Kur’an Allah’ın sözü değil mi ya da Allah yalan mı söylüyor? (Hâşâ). Bu durumda bu bir delilik değil midir? Aklı başında hangi müslüman bunu yapabilir? Ya da müslüman olmakta mı bir eksiklik var?
Allah sadakayı artıracağını, faizi ise tüketeceğini söylüyor. Peki bizim vadeli hesaplardan beklentimiz paramızın artması değil mi? Bu nasıl bir inanış? Allah’ın dediğine mi inanıyoruz, bankanın dediğine mi? Bu durumda Allah’a mı tapmış oluyoruz paraya mı? Müslüman mıyız gayrimüslim mi?
Allah’ımız, faizi bırakmayan birisine Allah’ın ve peygamberinin savaş açtığını söylüyor. Bu evreni, en büyük yıldızından en küçük atomuna kadar yaratan, hala daha yaratmasını sürdüren, her şeyi idare eden, her mekana ve zamana hükmeden, bir şeye “Ol!” dediğinde o şeyi olduran bir zâta ve O’nun en sevdiği kulu ve elçisine hangi aklı başında ve inanan insan savaş açar? Bu nasıl bir tezatlıktır?!
Allah’ın gönderdiği peygamberlere inanıyor muyuz
Allah’ın gönderdiği peygamberlere gerçekten inanıyor muyuz? Onların Allah’ın elçisi olduğuna ve O’ndan hak dini getirdiklerine inanıyor muyuz? Ahirette herkes kendini düşünürken ümmeti olmadan cennete girmeyeceğini söyleyen peygamberimiz Hz. Muhammed’i (s.a.s.) ne kadar tanıyoruz? Onu ne kadar seviyoruz? Onun sünnetine ne kadar sadığız?
Kadere inanıyor muyuz
Kadere gerçekten inanıyor muyuz? Başımıza gelen her şeyin Allah’tan geldiğine inanıyor muyuz? O’ndan gelen her şeyin hayır olduğunu bilerek sabır mı ediyoruz yoksa “Niye bunlar hep benim başıma geliyor?” diyip isyan mı ediyoruz? Elde ettiğimiz her şeyin Allah’tan geldiğini bilerek şükür mü ediyoruz yoksa bunları kendimizden mi biliyoruz? Kaderimize razı mıyız?..