Motor arıza lambası (Motor arıza lambası) aracımızda görmeyi hiç istemediğimiz lambalardan biridir. Düşünün; güzel bir gün, ailenizle birlikte uzun süredir gezmek istediğiniz bir yere doğru yol alıyorsunuz, karşılaşacağınız şeyleri merak ediyor, ailenizle birlikte anı biriktirecek olmanın heyecanı içindesiniz. Ancak bir de bakıyorsunuz ki, direksiyonun arkasından bu ışık size göz kırpıyor ve heyecanınızı bir anlığına bırakıp sizi yolda bırakabilecek olası bir sorun hakkında düşünmeniz gerektiğini hatırlatıyor. Tatiliniz bir anda bir kabusa dönebilir… Ya da dönmeyebilir, eğer hazırlıklıysanız… Gelin bu lambanın yanmasının arkasında yer alan en büyük nedene ve olası çözümlerine bakalım.

Bu yazıda BMW E39 aracımdan örnekler vererek motor arıza lambasının neden yanabileceğini, bu durumda sorunu anlamak için nasıl bir yol izlenmesi gerektiğini ve oksijen sensörleri özelinde belirli sorunlara nasıl çözümler getirilebileceğini anlatmaya çalışacağım. Vereceğim örnekler bu araçtan olsa da bu yazıdaki teşhis ve çözüm adımları her araca kolayca uygulanabilir çünkü oksijen sensörlerinin çalışma mantığı her araçta aynıdır. Umarım bu yazının sonunda sorununuzu çözmüş olursunuz; keyifli okumalar…

Feragat: Bu gönderide anlatılanlar kişisel tecrübelerimin bir sonucudur ve bunların benzer sorunları yaşayan insanlara yardımcı olmasını umut ediyorum. Ancak burada bahsedilen yöntemlerin uygulanmasından dolayı oluşabilecek herhangi bir zarardan sorumlu tutulamayacağımı bu feragat bildirisi ile bildiriyorum. Lütfen sorumluluğun tamamını üstleniyorsanız, bahsedilen yöntemleri deneyin.

Motor arıza lambası neden yanar

Motor arıza lambasını görmenizin altında birçok sebep olabilir. Ancak bunlardan en yaygını egzos emisyon ile ilgili hatalardır. Diğer hatalar muhtemelen gösterge panelinizdeki başka bir lambayı yakar.

Egzos emisyon, aracın motorundaki yanma sonucu oluşan karbon dioksit (CO₂), nitrojen (N₂) ve karbon monoksit (CO) gibi gazların egzostan dışarı atılmasını ifade eder. Bu gazlar çevre kirliliğine sebep olur ve sağlığa zararlıdır. Bu sebeple devletler bir süredir araçlardan dışarı salınan bu gazların belirli sınırlar içinde tutulmasını ya da diğer daha az zararlı gazlara dönüştürülmesini araç üreticileri ve kullanıcılarına şart koşmaktadır. İşte motor arıza lambanızın yanması bu işlemde bir sorun olduğunu gösterir. Yani bu lamba yanıksa, muhtemelen çevreyi kirletiyorsunuz.

Katalitik konvertör ve oksijen sensörleri

Günümüzdeki araçlar için egzos emisyonun azaltılması işleminde iki temel bileşen vardır:

  1. Katalitik konvertör
  2. Oksijen sensörleri

Katalitik konvertör, aracın motorundaki yanma sonucu oluşan gazların sönümlenmesi ya da diğer daha az zehirli gazlara dönüştürülmesi işleminden sorumludur.

Oksijen sensörleri ise motordaki yanma işleminin olabildiğince verimli olmasından sorumludur. Oksijen sensörlerine bakarak aracın motor kontrol birimi, en uygun hava-yakıt karışımını ayarlar. Böylece ortaya çıkacak zehirli gaz miktarını en baştan en aza indirir ve katalitik konvertörün işlevini yerine getirebilmesi için gerekli oksijen miktarını sağlar. Oksijen sensörleri ayrıca katalitik konvertörün düzgün çalışıp çalışmadığını da denetler.

Oksijen sensörü hatası muayeneden kalmaya neden olabilir

Yukarıda değindiğimiz gibi, oksijen sensörü motordaki yanma işlemindeki bileşenler ile doğrudan ilişkilidir. Örneğin; oksijen sensörleri motordaki yanma sonucu oluşan egzos gazında yüksek oranda karbon monoksit algılıyorlarsa, motora giren hava-yakıt karışımındaki hava az, yakıt ise fazla olabilir. Bu durumda motor kontrol birimi, yakıtı azaltmaya çalışabilir. Bu şekilde egzos gazındaki karbon monoksit azaltılmış olur. Eğer oksijen sensörlerinde bir sorun oluşursa, kontrol biriminin fazla karbon monoksit gazından haberi olmayabilir ve yakıtı fazla göndermeye devam edebilir. Belirlenen limitin üstündeki karbon monoksit ise, büyük ihtimalle sizi muayeneden bırakacaktır.

Çözüm oto sanayide mi

Bu sorununuzu elbette sanayide çözdürebilirsiniz. Sanayide bu gibi sorunlarla birçok defa karşılaşmış ve bu sorunları çözmüş iyi ustalar bulmak mümkündür. Ancak en iyi yol bu mudur?

Eğer araba tamiriyle ilgili hiçbir fikriniz yoksa, hiçbir zaman böyle bir işle uğraşmadıysanız ve uğraşmaya da hevesli değilseniz, muhtemelen sizin için en iyi yol sanayideki bildiğiniz veya hakkında iyi duyumlar aldığınız bir ustaya aracınızı teslim etmenizdir.

Ancak eğer araba tamirinden anlıyorsanız, gerekli temel aletlere aşinaysanız ve biraz da tecrübeniz varsa aracınızı kendiniz tamir etmelisiniz. Peki ama neden?

Size bu kanıya nasıl vardığımı, kendimden bir örnek vererek anlatayım.

Not: Başımdan geçen bu olayı hikâye diliyle aşağıya yazdım ancak biraz uzun oldu. Bu yazıyı okumaktan hoşlanacağınızı düşünüyorum ve hikâyemi dinledikten sonra neden sanayiye gitmeyi en son adım olarak düşünmeniz gerektiğini anlayacaksınız. Ancak vaktiniz kısıtlı ise bir sonraki bölüme geçebilirsiniz; bu bölüm bahsedilen sorunun çözümüyle ilgili önemli bir bilgi içermiyor.

2023 yazında 2003 BMW E39 520i aracımı aldığımda, katalitik konvertörün çalışmadığını bilmiyordum. Bir süre aracı bu şekilde kullandım. Aracın motorundan ve egzostan yoğun bir benzin kokusu geliyordu ancak o sıralar bunu görmezden geldim. İşin garibi motor arıza lambası yanmıyordu (hâlâ da yanmıyor). Bu süreçte aracı ufak tefek tamirler için birçok sefer sanayiye götürdüm. Bu sorun motor arıza lambasının yanmasına neden olmasa da muhtemelen aracın hata teşhis sisteminde bir hata kodu oluşturmuştu. Ancak bundan bana bahseden hiçbir usta olmadı.

2024 Şubat ayında aracım muayeneden geçmediğinde ve sanayiye gittiğimde, ustam bana sorunu gösterdi. Katalitik konvertörü değiştirttim ve muayeneye tekrar girdim; aracım bu sefer muayeneden geçti.

Bu tamirattan sonra aracımdaki benzin kokusunun da geçeceğini düşündüm ancak geçmedi. Hayat koşuşturmacası içinde bunu yine önemsemedim, zaten koku daha azdı.

İki yıl sonra yani 2026 Şubat ayında aracım muayeneye tekrar girdiğinde muayeneden yine kaldı; egzostan çıkan karbon monoksit (CO) gazı çok fazlaydı. Tekrar sanayiye aynı ustaya gittim. Aracın hata teşhis sistemine bakarak dört oksijen sensörünün de hata verdiğini ve hepsinin değişmesi gerektiğini söyledi. Çıkarılan masraf hayli yüksekti. Genelde ustama güvenir ve pazarlık bile etmeden masrafı karşılar, aracımı gözüm arkada kalmadan orada bırakırdım.

Ancak bu sefer kafamı kurcalayan bir şey vardı: Geçtiğimiz iki yıl içinde dört oksijen sensörü birden mi bozulmuştu? Kafamda bu soru işareti ile aracımı servise gönül rahatlığı ile bırakamazdım. Ben de biraz araştırma yapmaya karar verdim.

Tahmin ettiğim gibi dört oksijen sensörünün birden bozulma ihtimali hayli düşüktü. Öte yandan iki yıl önce çalıştığını kanıtlayan katalitik konvertörün bozulduğunu da düşünmüyordum. Bu durumda sorunu irdelemeye karar verdim.

İlk yapmam gereken bir OBD teşhis cihazı almak oldu. Bunun ne olduğunu aşağıda anlatacağım ancak şimdilik bu cihazın aracın motor kontrol birimindeki (beyindeki) hataları okumaya yaradığını bilmeniz yeterli. Bu cihaz ile hataları okuttum ve ustanın da dediği gibi dört sensörden de hata vardı. Hata kodu ve açıklamasından bunların sensörlerle ilgili olduğunu anlayabiliyordum ancak bir şey dikkatimi çekti. Sorun ısıtma devresi gibi bir bileşenden bahsediyordu. Bunun ne olduğunu araştırdığımda oksijen sensörlerinin 300 °C gibi yüksek bir sıcaklıkta çalışabildiğini, araba ilk çalıştığında egzos gazı henüz bu sıcaklığa ulaşmadığı için sensörün bir ısıtıcı ile bu sıcaklığa getirildiğini öğrendim. Bu bileşen sayesinde aracın motoru soğukken bile sensör görevini yerine getirebiliyordu.

Isıtma devresi bir ya da iki kablodan oluşuyor ve aracın motor kontrol biriminden geliyordu. Kablolardan biri topraklamaydı ancak sadece bir kablo varsa sensörün kendisi topraklama olarak kullanılıyordu. Benim aracımdaki sensörlerde ısıtıcı devresi için iki kablo vardı. Eğer bu devrede bir sorun varsa herhangi bir sensöre kontrol biriminden ulaşan bu iki kablonun arasındaki gerilim sıfır ya da 12 voltun çok altında olmalıydı. Elimde 12 volt farkını ölçen bir oto kontrol kalemi vardı ancak kesin sonuç almak için bir multimetre aldım.

Multimetre ile bu kabloları ölçtüğümde tahmin ettiğim gibi gerilim sıfırdı. Sonrasında tüm ısıtma devresi kabloları için ortak olan sigortayı buldum ve ölçtüm; gerilim 12 volt civarıydı! Demek ki sigorta sağlam ancak sensöre giden kabloda bir sorun vardı; bir kopukluk ya da oksitlenme gibi. Bu durumda sensöre giren kabloları takip etmeye karar verdim. Birkaç dakika sonra büyük bir şok yaşayacağımı bilmiyordum…

Çalışıyor sandığım oksijen sensörleri birbirlerine bağlıydı! Örneğin; üstteki oksijen sensörünün biri alttaki oksijen sensörünün birine bağlanmıştı. Bu durumda oksijen sensörleri işlev görüyor ancak ölçümü birbirlerine iletiyorlardı; motor kontrol biriminin bu sensörlerden haberi yoktu. Peki kontrol biriminden gelen kablolar neredeydi? Onları takip ettiğimde onların da birbirine bağlandığını gördüm. Araştırdığım zaman bunun bir iptal ve kandırmaca yöntemi olduğunu gördüm.

Kandırmaca yöntemiydi çünkü sensörleri birbirine bağlamanın hiçbir mantığı yoktu. Egzos sistemindeki delikleri kapatmak için sensörler kullanılabilirdi ancak kabloları birbirine bağlamakla yakındaki bir yere kelepçelemek arasında hiçbir fark yoktu.

İptal yöntemiydi çünkü kontrol biriminden gelen kablolar birbirine bağlandığında ısıtıcı devresi kabloları arasında bir gerilim farkı oluşmuyor ve kontrol birimi, sensörlerin var olmadığını gösteren hatalar yerine ısıtıcılarla ilgili hataları veriyordu.

Tabi sonuç olarak oksijen sensörlerinin ölçtüğü değerler kontrol birimine ulaşmıyor, kontrol birimi bu değerlere göre yakıt miktarını ayarlayamıyor ve varsayılan olarak fazla yakıt veriyordu. Bu da aracımın motor ve egzosundan benzin kokusu gelmesine ve muayeneden geçememesine neden oluyordu.

Muhtemelen bu sensörler aracı ilk aldığımda katalitik konvertör bozuk olduğu için iptal edilmiş durumdaydı; bozuk bir katalitik konvertörünüz varsa, oksijen sensörleri hata vermekten başka bir işe yaramayacaktır… Ancak katalitik konvertörü yeniledikten sonra bu sensörlerin neden aynı şekilde bağlandığına ilk başta bir anlam veremedim. Sonrasında, bu sensörlerin hepsinin ya da büyük bölümünün muhtemelen uzun süredir bozuk olduğunu ve ustaların bunların doğru bir şekilde bağlanmasının bir fark oluşturmayacağına karar verdiklerini düşündüm. Böyle bir durumda bu mantıklıydı.

Ancak yine de ölçülerine göre pek ucuz olmayan bu oksijen sensörlerinin dördünü de sipariş etmeden önce kontrol birimi ile sensörleri birbirine bağlayıp hangi sensörlerden nasıl hatalar geldiğine bakmaya karar verdim. Bu iş biraz uğraştırdı çünkü hangi kablonun hangi sensöre bağlanması gerektiğini bilmiyordum, kablo ve soketlerde bununla ilgili bir ipucu bulamadım, ve araştırmalarım da bir sonuç vermedi. Bu durumda aracın hata teşhis sisteminden faydalanmaya karar verdim. Bu sistem araçtaki hataları görmeye yaradığı gibi araçtaki sensörlerden gelen verileri de okumaya yarar.

Böylece tüm bağlantıları tek tek çıkarıp kontrol biriminden gelen kablolar ile sensörlerin kablolarını ayrı ayrı bağlamaya başladım. Her bağlantıda hata kodları ve sensör verilerindeki değişikliklere bakıyordum. Böylece doğru bağlantıları yapabildim. Sonrasında hata kodlarına baktım ve ikinci bir şok geçirdim…

İlk başta henüz onaylanmamış yani kesin olmayan birkaç hata ile karşılaşsam da aracı bir süre kullandığımda teşhis sisteminde hiçbir hata göremiyordum. Ayrıca sensörlerin ölçüm değerlerine baktığımda da mantıklı sonuçlar verdiklerini gördüm; sensörler çalışıyordu!

Ertesi gün arabamı tekrar muayeneye soktum ve bu sefer aracım muayeneden geçti.

Durum şuydu: Yeni katalizör takıldıktan sonra oksijen sensörlerinin çalışıp çalışmadığına bakılmamış ve doğrudan iptal edilmişlerdi. İki yıl boyunca bilmeden çevreyi kirlettim, aracımın motoruna zarar verdim ve yakıta fazla para verdim, hem de bunu engellemek için gerekli her şey aracımda halihazırda varken. Arabamın defalarca yağ değişimi yapan ve motor kontrol birimini okuyan aynı ustalar, bu sorun çok bariz bir şekilde görünmesine rağmen bana bir şey de söylememişlerdi; muhtemelen denemedikleri için oksijen sensörlerinin çalışmadığını düşünüyorlardı. Tabi bu benim olabildiğince az kötü düşündüğüm durumda yaptığım bir yorum. Çok daha akıl almaz, şeytanca senaryoları varın siz düşünün.

Eğer sizi sorunu kendi ellerinizle çözmeye ikna edebildiysem, gelin sorunu anlayıp çözmeye doğru bir adım daha atalım.

Sorun oksijen sensörleri mi

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi motor arıza lambanız yanıyorsa, bunun tek nedeni oksijen sensörleri olmayabilir. Peki sorunun bu sensörlerden mi yoksa başka bir şeyden mi kaynaklandığını nasıl bilebiliriz? İşte burada OBD isimli bir standart devreye giriyor.

OBD, On-Board Diagnostics‘in kısaltmasıdır ve Araç İçi Teşhis anlamına gelir. OBD aynı zamanda 2000 sonrası her araçta bulunması devletler tarafından şart koşulan bir standarttır. Bu sebeple eğer aracınız 2000 yılından sonra üretildiyse, muhtemelen aracınızda bu sistem mevcuttur.

OBD, aracınızdaki sorunları sorgulayabilmenin bir yolunu sunar. OBD sistemi olan her araçta erişilebilir bir noktada (genellikle direksiyonun altında) bir soket yer almaktadır. Bu soket şuna benzer:

OBD soketi

OBD sisteminden bu soket aracılığı ile hata kodlarını okuyabilmek için iki şey gereklidir:

  1. OBD cihazı
  2. OBD uygulaması

OBD cihazını bir arama motorunda OBD cihazı araması yaparak bulabilirsiniz. Kalite ve yeteneğine göre birçok fiyat aralığında cihaz mevcuttur. En ucuz cihazlar dahi genellikle hata kodlarını okuyabilmektedir. Ancak yine de alacağınız cihazın yorumlarını okumanızı tavsiye ederim. Çünkü bazı cihazlar çok kalitesiz olabilmekte ve aracınıza zarar verebilmektedir. OBD cihazları genellikle her araçta çalışır. Ancak yine de almayı düşündüğünüz cihazın aracınızla uyumunu satıcıyla konuşarak teyit ettirmeniz en iyisidir.

OBD cihazını bir bilgisayar aracılığı ile kullanmak da mümkün olsa da genellikle kolay erişim ve taşıma kolaylığı sebebiyle akıllı telefonlar tercih edilmektedir. OBD cihazınızla aracınızdaki olası hata kodlarını okuyabilmek için telefonunuzun marketinde (Google Play ya da App Store) OBD araması yaparak ihtiyacınız olan uygulamayı bulabilirsiniz. Olası güvenlik problemleri ve istenmeyen kalite problemlerinden kaçınmak için uygulamanın puanını ve yorumlarını mutlaka dikkate alın.

Şimdi telefonunuza kurduğunuz OBD uygulaması ile OBD soketine taktığınız OBD cihazını kullanmaya başlayabilirsiniz. OBD cihazları ve uygulamaları birbirlerine bağlanmak için birçok yol sunar. Bluetooth, Wi-Fi ve USB bu yollardan en yaygın olanlarıdır. Uygulama ile cihaza bağlanmak ve hata kodlarını sorgulamak için cihazın ve uygulamanın talimatlarını takip edin. Bu talimatlar cihazdan cihaza ve uygulamadan uygulamaya değiştiği için bunu burada ayrıntılandırabilmem maalesef mümkün değil.

Oksijen sensörü hataları

Eğer motor arıza lambanız yanıyorsa, OBD uygulamanız ile hata kodlarını tarattığınızda muhtemelen içinde bir ya da birkaç hatanın yer aldığı bir liste ile karşılaşacaksınız. Bu listedeki öğeler şöyle olabilir:

Oksijen sensörü hataları

Bu görüntüdeki P0056, P0134 ve P0141, hata kodlarıdır. Bir arabada oluşabilecek her hatanın eşsiz bir kodu vardır. Eşsiz bir kod ile hatayı araştırmak daha kolay hale gelmektedir.

Kontrol ünitesi, bu hataların hangi kontrol biriminden geldiğini söylemektedir. Araçlarda genellikle birden fazla kontrol birimi vardır. Örneğin; bir kontrol birimi motordaki işlemlerden sorumluyken, bir diğeri konfor öğeleri olan klima, koltuk ısıtıcı ve multimedya sisteminden sorumlu olabilir.

Durum, bu hatanın bekleyen bir hata mı yoksa onaylı mı olduğunu gösterir. Araçtaki bazı hatalar bazı olağandışı durumlarda oluşabilir. Mesela çok sıcakta, çok soğukta, motor çok zorlandığında, vb. normalde var olmayan hatalar oluşabilir. Bu durumda OBD sistemi, bu hatayı hemen bildirmek yerine, bu hatanın birkaç kez daha oluşmasını bekler ve sonrasında bu hatayı onaylı olarak bildirir. Bekleyen hatalar genellikle motor arıza lambasını yakmaz. Bu aynı zamanda, eğer motor arıza lambanız yanıyorsa, bu hataların en az bir tanesinin onaylı olacağı anlamına gelir.

Ekrandaki sonraki bilgiler bu hatanın hangi bileşenle ilgili olduğunu, hatayla ilgili basit bir açıklamayı ve bazen daha fazla ayrıntının yer aldığı bir bağlantıyı içerir. Örneğin; yukarıdaki görüntüde yer alan hatalardaki bilgilere bakarak bunların hepsinin oksijen sensörleri ile ilgili olduğunu söyleyebiliriz.

Sadece oksijen sensörleri özelinde bile birçok hata mevcuttur. Bu sebeple bu gönderide bunların ayrıntılarına girmeyeceğim. Genellikle aracınızın markası ile birlikte hata kodunu arattığınızda sorunun ne olabileceğine dair önemli ayrıntılar edinebilirsiniz. Yapay zeka da bu süreçte size oldukça yardımcı olacaktır. Ancak yapay zekanın söylediklerini başka bir kaynaktan da teyit etmenizi şiddetle tavsiye ederim.

Bozuk oksijen sensörlerini görmezden gelmek maddi bir kayıptır

Çevremde bozuk oksijen sensörlerini görmezden gelen ya da iptal eden birçok kişiye denk geldim. Burada şunu belirtmekte fayda var: Aracınızdaki oksijen sensörleri görmezden gelinebilecek ya da iptal edilebilecek parçalar değildir. Çünkü bu sensörlerin tek görevi egzos gazlarını düzenlemek değildir. Bunlar ayrıca hava-yakıt karışımının ayarlanmasında da aktif rol alırlar.

Bozuk ya da iptal edilmiş oksijen sensörleriyle, motor kontrol ünitesi bir nevi sağır olacak ve motorun teklemesini engellemek için mümkün olan en yüksek yakıtı sağlayacaktır. Bu durumda yakıt sarfiyatınız artacak, motor performansı düşecek ve uzun vadede özellikle katalitik konvertörünüz işlevsiz hale gelecektir. Bu durumu yaşamaktansa oksijen sensörlerini değiştirmek ya da diğer olası sorunları çözmek çok daha az zahmetli ve daha az maliyetlidir.

Diğer yandan bozuk oksijen sensörleri ile büyük ihtimalle çevreyi kirletiyorsunuz. Bu ise doğrudan kamu hakkını gasp etmek ve gelecek nesillerimize ihanettir. Belki ağır bir söylem oldu ancak inanın yapılan haksızlık karşısında bu söylem hafif bile kalır…

Adım adım oksijen sensörü hatası çözümü

Yukarıdaki adımları takip ederek hataları sorguladınız ve artık sorunun bir oksijen sensöründen kaynaklandığına eminsiniz. Bu durumda birkaç ihtimal var:

  1. Oksijen sensörü sağlamdır ve egzos emisyonda bir sorun olduğunu söylüyordur. Bu durum genellikle yakıt sistemindeki bozuk bir parçadan ya da katalitik konvertörden kaynaklanır. Hangi bileşenin bozuk olduğu genellikle hata kodundan çıkarılabilir. Bu gönderi oksijen sensörleriyle ilgili olduğundan bu konudaki ayrıntılara burada girmeyeceğim. Sadece, böyle bir durumda oksijen sensörünü değiştirmenin boşuna masraf olacağını belirteyim.
  2. Oksijen sensörü bozuktur. Oksijen sensörleri tamir edilmezler. Bazı durumlarda sensörü temizlemek sorunu giderebilse de eğer sorun kirlilik değilse, çözüm sensörü değiştirmektir. Bu gönderide oksijen sensörünün bozuk olduğundan nasıl emin olabileceğimizi göreceğiz.
  3. Oksijen sensörü sağlamdır ancak oksijen sensörü ile motor kontrol birimi arasındaki kablo, röle ve sigorta gibi aracı bileşenlerden bir ya da birkaçı arızalı, oksitlenmiş ya da kopuktur. Bu gönderide bu seçeneğe de değineceğiz ve oksijen sensörünün sağlıklı olduğu bir durumda kontrol biriminden sensöre kadar olan bileşenleri nasıl incelememiz gerektiğini göreceğiz.

Bu son iki duruma nasıl karar verebileceğimize yakından bakacağız. Ancak öncesinde gelin oksijen sensörlerinin nasıl çalıştığına bir bakış atalım. Böylece izlediğimiz adımlar size çok daha mantıklı gelecek.

Oksijen sensörleri nasıl çalışır

Bir oksijen sensörü şuna benzer:

Oksijen sensörü

Oksijen sensörü, uç kısmından giren hava ile dışarıdaki (referans) hava arasındaki oksijen farkını ölçer. Bu farka göre içindeki elektrotlar arasında 0,1 volt ile 1 volt arasında bir gerilim oluşur. Eğer uç kısmındaki havada daha az oksijen varsa, 0,9 volt ya da 1 volt gibi bir gerilim oluşur. Diğer türlü, yani uç kısımda daha fazla oksijen varsa, 0,1 volt ya da 0,3 volt gibi bir gerilim oluşur. Yani oksijen sensörleri gerilim oluşturmak için harici bir pil ya da bataryaya ihtiyaç duymazlar, gerilimi kendileri üretirler. Oksijen sensörlerinin çalışması için 300 °C sıcaklık gereklidir. Gereksiz gibi görünen bu bilginin aslında ne kadar önemli olduğunu yazının ilerleyen kısımlarında göreceksiniz.

Ek bilgi: Oksijen sensörlerinin, iki uçtaki oksijen yoğunluğu farkını ölçtüğünü söyledik. Sensöre dikkatlice bakarsak, uç kısmında delikler olduğunu ve oksijence fakir olan atık gazın buradan girdiğini anlayabiliriz. Peki oksijence zengin olan atmosfer havası nereden giriyor? Cevap kablolarda gizli. Atık gaz ile dışarıdaki (referans) havanın birbirine karışmaması için bu sensörler vidalandıkları yerden hava kaçırmayacak şekilde tasarlanırlar. Ancak sensör içine su ya da yağ gibi kirletici maddelerin girmesini engellemek için sensörün üst kısmında herhangi bir hava açıklığı da bulunmaz. Ancak sensöre giren kablolar hava geçirmezliği açısından çok korunaklı yapılmaz. Bu durumda atmosfer basıncının etkisiyle bu kablolar aracılığı ile sensöre temiz hava girişi olur. Zaten bu sensörler çok az bir temiz hava ile de çalışabilmektedir.

Oksijen sensörlerinin bilimi bundan çok daha karmaşıktır ancak bir oksijen sensöründeki sorunu anlayabilmek için bize şu an bu kadarı yeterli. Hadi teşhise geçelim!

Oksijen sensörü mü bozuk

Eğer yanan motor arıza lambası bir oksijen sensöründeki bir hatadan bahsediyorsa, öncelikle bu sensörün hangi sensör olduğuna bakmalıyız. Arabalarda genellikle iki oksijen sensörü bulunur. Bu sensörlerden birincisi motordan çıkan atık gazın ilk olarak toplandığı yer olan egzos manifolduna veya o civarda bir yere takılıdır. Mesela benim aracımda (BMW E39) bu sensör, motor bloğunun yanında, şurada yer alıyor:

Oksijen sensörü konumu

İkinci sensör ise katalitik konvertörden sonra aşağılarda bir yerde yer alır. Bu sensöre ulaşmak için genelde aracı lifte kaldırmak gerekir. OBD sorgulamasındaki çıktıda sorunun hangi sensör ile ilgili olduğu genellikle belirtilir. Örneğin; yukarıdaki çıktıdaki ilk hatada (P0056) Heated oxygen sensor (HO2S) 2 ifadesi 2. sensördeki bir sorundan bahsetmektedir. İkinci hatada (P0134) ise Heated oxygen sensor (HO2S) 1 ifadesi 1. sensördeki bir sorundan bahsetmektedir. bank 1 ya da bank 2, dört sensör bulunan araçlarda geçerlidir ancak biz bu yazıda bir araçta iki sensör bulunduğunu varsayacağız çünkü genellikle durum budur. OBD sorgusu çıktısında sensör numarasından bahsedilmese bile hata kodu ile araştırma yaptığınızda hangi sensörün sorunlu olduğunu bulabilirsiniz. Çünkü her sensör için hata kodu farklıdır.

Sorunun hangi oksijen sensöründen kaynaklandığını bulduk. Şimdi hatanın ayrıntılarına girmeliyiz. Bunu denediğimizde genellikle şu sonuçlardan birine varırız:

  1. Hata kodu bize egzos gazının çok fakir (az yakıt, çok hava) ya da çok zengin (çok yakıt, az hava) olduğunu söylemektedir. Bu durumda oksijen sensörü düzgün çalışmakta ancak muhtemelen yakıt, hava ya da motor sistemi ile ilgili bir sorun vardır. Böyle bir durumda oksijen sensörleri yerine bu sistemlere bakmakta fayda var. Bu, geniş bir konu olduğu ve bu yazının ana odağının dışında olduğu için, burada ayrıntılara girmeyeceğim. Başka bir hata, katalitik konvertörden çıkan gazın fazla zehirli olması olabilir. Bu durumda yine oksijen sensörü görevini yerine getiriyor ancak katalitik konvertörde bir sorun vardır. Böyle bir durumda da oksijen sensörleri yerine katalitik konvertörü mercek altına almak gerekir. Katalitik konvertörü ucuz ve kolay bir şekilde tamir etmenin olası bir yolunu aşağıda yazacağım.
  2. Hata kodu bize oksijen sensörünün doğru çalışmadığını söylemektedir. Bu durumda oksijen sensörü bozuk olabilir. Örneğin; yukarıdaki OBD hata sorgulaması çıktısındaki P0134 (no activity detected) kodu oksijen sensörünün hiçbir aktivitede bulunmadığını, dolayısıyla bozuk olabileceğini söylemektedir. Bu durumda oksijen sensörü ya gerçekten bozuktur ya da oksijen sensörüne giren siyah ve gri kablolarda bir sorun (kopukluk gibi) vardır. Bunlardan hangisinin doğru olduğunu aşağıda göstereceğim bir yolla anlayabileceksiniz.
  3. Hata kodu bize sensörün ısıtma devresinde bir sorun olduğunu söylemektedir. Yukarıda oksijen sensörlerinin nasıl çalıştığını anlattığımız bölümde, bu sensörlerin 300 °C sıcaklıkta çalıştıklarını söylemiştik. Ancak araba henüz yeni çalıştırıldığında egzostaki sıcaklık bunun çok daha altında olur. Bu sebeple ilk birkaç dakika bu sensörler görevini yerine getiremez. Bu sorunu çözmek için oksijen sensörlerine ısıtıcı devreler eklenmiştir. İşte aldığımız hata bu ısıtma devresine giren kablolardaki gerilimin yeterli (12 volt) olmadığı anlamına gelmektedir. Örneğin; yine yukarıdaki OBD hata çıktısında birinci (P0056) ve ikinci (P0141) hata, ısıtma devresinin çalışmadığını söylemektedir. Bunu hata ayrıntısındaki Heater Circuit ya da Heater Control Circuit ifadelerinden anlayabiliriz. Isıtıcı devresi sorunlarında ya oksijen sensörü bozuktur ya da ısıtıcı kablolarda (beyaz olan iki tanesi) bir sorun (kopukluk ya da atmış sigorta gibi) vardır. Bunu nasıl anlayabileceğimizi de yine aşağıda anlatacağım.

Eğer sizin durumunuz yukarıdaki maddelerden 1. ya da 2.’si ise yani hata kodu size katalitik konvertörünüzde bir sorun olduğunu ya da oksijen sensörünüzün bozuk olduğunu söylüyorsa, ilk olarak hızlıca deneyebileceğiniz bir yol var.

İlk olarak motor ve egzostaki kurumu temizlemek

Bazen araçların motorları ve egzos sistemi kurum bağlayabiliyor. Özellikle uzun süre bozuk oksijen sensörü ile kullanılan ya da kalitesiz yakıt katılan araçlarda bu durum daha sık görülür. Bu kurumdan dolayı katalitik konvertör ya da oksijen sensörü verimi düşebilmektedir. Bu durumda oksijen sensörü hatası teşhisine geçmeden önce bu kurumu temizlemeyi denemek mantıklı bir ilk adım olacaktır. Öyleyse adımları sıralayalım:

  1. Aracınızdaki yakıtı olabildiğince bitirin.
  2. Benzinliklerde de bulabileceğiniz kaliteli bir enjektör temizleyiciyi aracın yakıt deposuna katın.
  3. Enjektör temizleyicinin üzerinde yazan miktarda yakıtı aracın yakıt deposuna katın.
  4. Aracı yüksek devirde (5000-6000) 20-30 kilometre ya da yarım saat sürün.

Enjektör temizleyici enjektörleri ve motoru temizler. Yüksek devirde bir süre sürülen araçta egzos sistemi normalden daha fazla ısınır. Bu da olası tortuların yanma yoluyla atılmasını sağlar.

Bu yöntemi denediğiniz halde motor arıza lambasında bir değişiklik olmadıysa, sıra asıl teşhis adımlarına gelmiş demektir.

Bozuk oksijen sensörü teşhisi

Eğer hata kodunuz oksijen sensörünün kendisinin bozuk olduğunu belirtiyorsa, bunu teşhis etmek basittir. Bozuk bir oksijen sensörü, zengin karışımda 0,9 volt, fakir karışımda ise 0,2 volt civarında bir değer göstermeyecektir. Ya da atık gazdaki değişikliklere göre bu değerleri olması gerekenden daha yavaş bir şekilde verecektir. İkinci sensör için olması gereken ölçüm değerleri biraz farklıdır. Bunu da birazdan inceleyeceğiz. Bir oksijen sensörünün doğru değerleri ürettiğini anlamanın en iyi yolu, bir OBD cihazı kullanmaktır. Aracınız çalışırken OBD uygulamanızdaki “Sensörler” bölümünü açın ve oksijen sensörlerinin gerilimini (volt değerini) gösteren öğeyi seçin.

Eğer ilgili sensör katalitik konvertörden önceki bir sensörse, düşük değer ile yüksek değer arasında gidip gelen bir grafik görmelisiniz. Çünkü aracın ilgili kontrol birimi bu oksijen sensöründen aldığı geri bildirime göre yakıtı ayarlamakta ve eğer değer düşükse bu değeri yükseltmeye, eğer değer yüksekse bu değeri düşürmeye çalışmaktadır. Eğer gördüğünüz 0,4 gibi bir değerde sabitlenmiş ya da çok az hareket eden bir grafikse, oksijen sensörünüz büyük ihtimalle bozuk demektir ve bu sensörün değişmesi gerekmektedir.

Eğer ilgili sensör katalitik konvertörden sonraki bir sensörse, genellikle 0,5 volt civarında sabit ilerleyen bir grafik görmeniz gerekiyor. Eğer grafik birinci sensördeki gibi düşük değerle yüksek değer arasında gidip geliyorsa, büyük ihtimalle katalitik konvertörünüz görevini yerine getiremiyordur. Eğer değer sabit ancak çok düşük (0,2 volt gibi) ya da çok yüksek (0,9 gibi) ise, büyük ihtimalle oksijen sensörünüz bozuktur ve yanlış ölçüm yapıyordur. Sensör grafiğini takip ederken gaza bastığınızda grafik değişmiyor ya da değişmesi zaman alıyorsa, bu durumda da bozuk bir oksijen sensöründen söz edebiliriz.

OBD aracılığıyla yaptığınız ölçüme güvenemiyorsanız ya da iyice emin olmak istiyorsanız, bu ölçümler için bir multimetre de kullanabilirsiniz. Multimetrenin topraklama kablosunu aracın şasesindeki uygun bir yere bağladıktan sonra, ölçüm ucunu siyah kablonun içine sokarak volt değerlerini okuyabilirsiniz. Ancak standart multimetrelerde OBD uygulamasındaki gibi bir grafik göremezsiniz. Hatta giriş seviyesi multimetreler değişen değerleri anlık göstermede bile sorun yaşarlar. Yine de bir süre takip ederek değerlerin doğru şekilde değiştiğini gözlemleyebilirsiniz. Bu noktada yapabileceğiniz mantıklı bir test de, eğer varsa sensörünüzün topraklama kablosunu (gri renkte olan) test etmektir. Bunun için oto kontrol kaleminizin ya da multimetrenizin topraklama yaptığınız ucunu bu kabloya dokundurun ve değerlerin önceki gibi olup olmadığına dikkat edin. Eğer değerler önceki ölçüme göre değişiyorsa, sensörün topraklamasında sorun olabilir.

Eğer buraya kadarki adımları takip ettiğinizde sorunun bir oksijen sensörü olduğu izlenimine kapıldıysanız, sensörü değiştirmeden önce deneyebileceğiniz hızlı bir yol var.

Oksijen sensörünü temizlemek

Bu sensörler uzun süre zengin karışım, yağ ya da antifriz yakma, vb. nedenlerle kurum bağlayıp işlevlerini yerine getirememeye başlayabiliyor. Durumun bu olup olmadığını anlamanın yolu oksijen sensörünü çıkarıp bakmaktır. Ancak dikkat edin; bu sensörler çok sıcak ortamlarda çalıştıkları için contaları egzosa kaynamış olabiliyor. Böyle bir durumda birleşme noktasını ısıtma tabancası gibi bir aletle ısıtmanız gerekebilir. Oksijen sensörünü çıkardıktan sonra dışının metalik bir görünüme mi yoksa siyah bir tabakaya mı sahip olduğuna dikkat edin. Özellikle yağlı bir tabaka varsa, sensörün içinin de bu şekilde olma ihtimali var. Böylesi bir durumda sensör düzgün çalışmayacaktır. Sensörü özel bir temizleyici ile temizleyip sorunun tekrarlayıp tekrarlamadığına bakabilirsiniz. Temizleyici olarak WD-40 ya da balata spreyi önerilmemektedir. Bu çözücüler sensörün içindeki hassas bileşiklere zarar verebilir.

Sensörü temizledikten sonra bir değişiklik yoksa oksijen sensörünü değiştirmelisiniz; oksijen sensörleri tamir edilmezler.

Bozuk ısıtma devresi teşhisi

Eğer hata kodunuz ısıtma devresiyle ilgili bir sorundan bahsediyorsa, bunu teşhis etmek için bir kontrol kalemi ya da multimetreye ihtiyacınız var. Bu cihazlardan birini elde ettikten sonra şu adımları takip edin:

  1. Öncelikle aracınız çalışıyorsa motoru durdurun.
  2. Aracı kontak açık pozisyona getirin ancak motoru çalıştırmayın.
  3. Sensörün soketini çıkarın.
  4. Aracın kontrol biriminden gelen ve sensördeki beyaz kablolara denk gelen iki kabloyu bulun.
  5. Oto kontrol kalemi ya da multimetrenizin iki ucunu bu kablolara değdirin. Eğer bir tane beyaz kablo varsa, topraklamayı şaseye yapın ve sadece ölçüm ucunu denk gelen kabloya değdirin.
  6. 12 volt gibi bir değer okumuyorsanız ısıtma devrenizin kablolarında bir sorun var demektir. Aşağıda ayrı bir bölümde bu kablolarla ilgili sorunların teşhisini ele alacağım.
  7. 12 volt değerini okuyorsanız, oksijen sensörünün içindeki ısıtıcı bozuktur. Bu durumda bu oksijen sensörünü değiştirmelisiniz.

Oksijen sensörünün kabloları mı sorunlu

Ölçümlerinizde oksijen sensörü beklenen sonuçları üretiyorsa, sensörden ilgili motor kontrol birimine kadar yer alan kablo, sigorta ve röleleri kontrol etmelisiniz. Bunları, kabloları takip ederek bulabilirsiniz. Bu işlemi siyah sinyal kablosu, eğer varsa gri topraklama kablosu ve beyaz ısıtma devresi kabloları için ayrı ayrı yapmalısınız.

Sigorta ve rölelerin yeri araçtan araca değişmektedir. Örneğin; benim BMW E39 aracımda bu sigorta, motor kaputunun altında yolcu tarafı polen filtresinin altındaki elektronik devre kutusunun içinde şurada yer alıyor:

Isıtıcı sigortası

Siz de bu sigortanın yerini internette bir araştırma ile ya da sensörden gelen kabloları takip ederek bulabilirsiniz. Örneğin; bir beyaz ısıtma devresi kablosunu takip ettiniz ve bir sigortaya denk geldiniz. Bu sigorta muhtemelen tüm ısıtma devresi kabloları için ortaktır. Aracınız kontak açık pozisyonda ya da çalışırken bu sigortanın iki ucu arasında 12 volt civarı bir gerilim ölçmelisiniz.

Aynı şekilde röleleri de test edebilirsiniz.

Eğer kontrol biriminden sensörlere kadar yer alan kablo, sigorta ve rölelerde beklenen gerilim veya ölçüm değeri ölçülüyorsa, bakılması gereken son bileşen kontrol biriminin kendisidir. Bu kontrol biriminin yeri arabadan arabaya değişmektedir. Örneğin; benim BMW E39 aracımda motor kaputunun altında, yolcu tarafı polen filtresinin altında yer almaktadır:

Motor kontrol birimi

Kontrol birimindeki sorun, kontrol birimine giren kablodaki bir kopukluk ya da oksitlenme gibi basit bir şey de olabilir, kontrol biriminin bir bileşeninin yanması ya da oksitlenmesi de olabilir. Basit bir sorunu muhtemelen küçük bir lehim yoluyla çözebilirsiniz. Ancak karmaşık bir sorunu çözmek o kadar kolay değildir ve maalesef bu yazı bunu kapsamamaktadır. Böylesi bir durumda kontrol birimini bir oto elektronikçiye göstermeniz ya da değiştirmeniz gerekebilir.

Sonuç

Bu yazıda aracınızın gösterge panelinde yanan motor arıza lambasından başlayarak, sorunun hangi bileşenden kaynaklandığını bulmayı, eğer sorun bir oksijen sensörü ise, bunun nasıl bir sorun olduğunu nasıl anlayabileceğinizi dilim döndüğünce anlatmaya çalıştım. Bu yazı kendi araştırma ve tecrübelerime dayanmaktadır, ve benzer bir sorun yaşayan insanlara faydalı olması ümidiyle yazılmıştır. Elbette yanlış ve eksikliklerim olabilir. Eğer bir tanesine denk gelirseniz, lütfen bana aşağıda yer alan e-posta adresim aracılığıyla bildirin, böylece bunu düzeltme fırsatı bulabilirim.

Eğer bu konuda herhangi bir sorunuz ya da ek bir bilgi ihtiyacınız olursa yine aşağıdaki e-posta aracılığı ile benimle iletişime geçebilirsiniz.

Sizin için keyifli ve öğretici bir okuma olduğunu umuyorum. Okuduğunuz için teşekkür eder, sağlıklı günler dilerim.